19 Aralık 2014, Cuma


Gökhan Türe Kritikgture@milliyet.com.tr Tüm Yazıları 20 Mart Perşembe 2008

Kral Solomon ve Fenerbahçe

O’nu “kral” diye çağıran ve elleri kızarıncaya kadar alkışlayan taraftarları selamlamak için bir tek pelerini eksikti sahada Willie Solomon’un...
Fenerbahçeli 10 bin taraftarın bu tanımlamasını “sapına kadar” haklı çıkaran, enfes basketboluyla, iki pota arasında gidip gelen o “sepet topunun”, “kralını oynayan” Solomon, dün bir kez daha herkesi kendisine hayran bıraktı...
Kimine göre çılgın, çoğu coach için kontrol edilmesi güç, hatta “tercih edilmeyen” bir oyuncu tiplemesi olsa da kesinlikle HER TAKIMDA OLMASI GEREKEN bir lider Willie Solomon... Klonlanıp saklanması şart !..
Sadece o muydu dünkü tarihi gecenin kahramanı; tabii ki hayır !..
Dün gece Abdi İpekçi’de elleri sıcak değil, sanki alev alev yanıyordu tüm Fenerbahçeli basketbolcuların...

Seyrine doyulmuyor
Amerikalısından, Türküne, Sloveninden Boşnağına, hatta kenarda oynayamadı diye içi içini yiyen Mirsadıy’la bile buram buram hırs, kazanma azmi ve isteğiyle doluydu sarı - lacivertli oyuncuların yüreği... Ve belki de onları diğerlerinden farklı kılan, bu genç kadrosuyla Avrupa’nın en büyük kupası olan Euroleague’de ilk sekize sokan işte bu hırs ve inatlarıydı...
Euroleague’de 90 küsur sayı ortalamasıyla oynayan Tau’ya 60 sayıyı göstermeden, savunma öncelikli oyunlarına zaman zaman da hücum zenginlikleri katıp, bazen de acele atışlarla bocalayıp, ama İNADI ASLA BIRAKMAYIP hak ettikleri çeyrek finali yakaladılar.
İşte “deli dolu” bir takım Fenerbahçe... Reytingi yüksek bir diziden farksız; Elvada Rumeli gibi... İzlemek öylesine zevkli ve heyecanlı ki; insan bitsin istemiyor...

©Copyright 2008