16 Mayıs 2012, Çarşamba


AVRUPA LİGLERİ

Ercan Güven Ters Köşeeguven@milliyet.com.tr Tüm Yazıları 31 Ocak Pazar 2010

‘Aralık’ta istifa eder, Ocak’ta şaşar”!

Başkan Aziz Yıldırım neden istifa etmişti Kulüpler Birliği başkanlığı’ndan?
Kendisi açıkça söylemişti:
“Kulüpler Birliği Başkanı olduğum için konuşamıyorum”...
Belli ki, ağzına fermuar, eline kelepçe oluyordu “tüm” kulüplerin sorumluluğu. Oysa taraftar, “suskun” değil “yumruğu vurdu mu oturtacak” başkan istiyordu!
Ne faydası vardı bilinmez... Ama Fenerbahçeli alışmıştı zahir; işe yaradığını sanıyordu konuşmanın.
Sadece taraftar mı?.. “Fenerbahçe şampiyon olmak istiyorsa Yıldırım’ın Kulüpler Birliği’ni bırakması lazım” yorumları yapılıyordu resmen. Hem de futbolun “düşünen adamları” tarafından!
Bıraktı... Kurtulamadı!..
Neden peki... Hadi, kavga etmesi muhtemel başkanların “bırakma” diye bastırmasını anlarım. Ama “sözünü yemek” ve “tırsık başkan elbisesi giymek” uğruna niye “devam” etti sayın Yıldırım?
Bu soru, aynı zamanda provokasyon anlamına gelecek artık.
“Yoksa Fenerbahçe’nin haklarını korumaktan mı vazgeçti” diye sorun; hem kendinizi, hem Aziz Bey’i taraftara düşman edin mesela.
“Demek hakemlerin tarafsız olduğunu ve sadece hata yaptığını anladı” deyin, Aziz Bey’i kahredin.
Mesela, “Bu kaçıncı istifa” cümlesi yeter, bir “başkan düşmanınız” olmasına.
“Aralık’ta istifa eder Ocak’ta şaşar” türünden imalar çoktan başladı bile.
Bakın, ben Aziz Yıldırım’ın avukatı değilim... O işi yapan, hem de utanmak bir yana zevk alan bir sürü meslektaşım var. Aziz Bey’in listesinde “yararlanılacak gazetecilere” bile girmem. Ama söylemeliyim:
Aziz Yıldırım’ı her şeyle eleştirebilirsiniz, “dönek” diyemezsiniz. En azından şu konjonktürde... Şu “başkanlar neslinde”... Şu futbol düzleminde...
Resmin tamamına bakmanız gerekir durumu anlamak için. Bir kere ekonomisi değişti futbolun iki ayda. Bitmedi, yayıncı kuruluş başta, futbolu “dilinden üslubuna, müşterisinden imajına” değiştirmek çabasında herkes.
Yani, vurdu mu oturtan başkan devri de kapandı iki ayda. Yok öyle rakibe, federasyona, medyaya sallama... “Höööt” derler adama. “Parayı veremiyoruz” diye iki eskiv, ortalık süt liman oluverir.
Futbol artık büyük bir fabrikanın “makine dairesidir” sadece. Üst katta ceo’lar, müdür’ler, muhasebe, halkla ilişkiler, insan kaynakları, reklam departmanları. Beyaz yakalılar “şortlular”dan kat be kat fazladır.  Makine dairesinde “hır” çıkarsa kesiverirler haftalığını.
Devir bu devir.
Şimdi başkanlığı reddetse, “hadi konuş” diyecekler Aziz Bey’e. Konuşursa “sus”!
Peki, başkan kalırsa ve Kulüpler Birliği’ni bir baskı unsuru olarak kullanırsa?.. “Nasıl olacak, diğer kulüplerin başkanları kendi aleyhine Fenerbahçe baskısını kabul eder mi” diye sormayın... Örnekleri vardır ve sayın Yıldırım bunu da başarmıştır!
O zaman... Kulüpler Birliği başkanlık koltuğunda oturan bir Aziz Yıldırım, kurulların da, MHK’nin de, Güvener’in de değiştirilmesini tetiklerse şaşmayın.
Açıkça yazayım... Federasyon’un içindeki kulisler, bazı üyelerin siyasetle flörtleri, dışarıdakilerin koltuk hırsı, aç gözlülük, hizipçilik ve daha bir çok milli meziyetlerimiz böyle operasyonlara o kadar kucak açmakta, o kadar zemin hazırlamakta ki... Kulüpler Birliği başkanı Aziz Yıldırım bile halleder işlerini.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
 
©Copyright 2010