TFF ile sürekli sürtüşme halinde... Federasyonun aldığı her karara karşı çıkıyor.
UEFA ile mahkemelik.
Şampiyonlar Ligi’nden alıkonmasını CAS’a taşıyor.
CAS’ta, UEFA Müfettişi Pierre Cornu’nun ifadelerinden yola çıkarak TFF Başkanvekili Lutfi Arıboğan ile Hukuk Müşaviri İlhan Helvacı’ya adeta savaş açıyor.
Medyaya da karşı... Medyayı sürekli yargısız infaz yapmakla suçlayıp hedef gösteriyor.
Oysa medya tek bir beden, tek bir görüş değil... Eleştiren de var, öven de...
Hatta gözü kapalı savunan meslek ustaları da.,
Ama Başkanvekili tüm bunları görmezden gelerek medyayı “tulum suçlu” ilan edebiliyor (Neyse ki, dün tulumu bir kısım medyaya çevirdiler Lig TV’de).
TFF genel kurulu, 58. madde kapsamında tek gündem maddesiyle olağanüstü toplantıya çağırılıyor.
Tam TFF ile Kulüpler Birliği yöneticileri bir araya gelmişken, tam da yaşanan sürece ve soruna çözüm aranırken, masaya bomba gibi bir açıklama düşüyor.
Metris’ten.
Aziz Yıldırım, raconu oradan kesiyor:
58. madde değiştirilemez!
“Bu maddenin değişmesini kimler istiyor, bilelim. Biz masumuz. Yargı önünde de masumiyetimizi ortaya koyup aklanacağız. Yarası olan gocunsun!” demeye getiriyor.
Asıl verdiği mesaj, futbolun iplerini elinde tuttuğu, bu ortamın patronu olduğu gerçeğinin unutulmaması.
İşte fitilin ateşlendiği yer burası...
O güne kadar(daha bir ay öncesi) 58.’den küme düşürülme kararına karşı çıkan Başkanvekili Nihat Özdemir, söylediklerini bir anda unutup Divan Kurulu toplantısında gürlüyor :
“Yarım puanımızın silinmesine bile karşıyız. Toz kondurmayız! 58 değişemez!”
Sonra rakiplerine getiriyor sözü...
Üç rakibinin (Galatasaray, Beşiktaş,Trabzonspor) toplam değerinin bir Fenerbahçe edemeyeceğini, bu yüzden özellikle Galatasaray’ın sürekli Fenerbahçe’yi hedef aldığını iddia ediyor.
Ustamız İslam Çupi’nin Saracoğlu’nda duvara yazılan satırlarını yeniden okumalı Özdemir:
“-Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğüdür, ne kupa büyüklüğüdür. Bir başka büyüklüktür işte, adı konamaz!”
İslam Ağabey, rakamları, parayı, bütçe kavramlarını, hisse senedi gibi borsa deyimlerini pek sevmezdi. Ama yine de sırf Özdemir’in hatırına (!) Fenerbahçe büyüklüğünün o kavramlarla da açıklanamayacağını yazmalıydı.
Özdemir bize bunu hatırlattı.
Biliyoruz, Fenerbahçe tarihinin en zor sürecini yaşıyor.
Emekle hak edilmiş şampiyonluğu adli ve sportif yargılamanın önünde, sorgulanıyor. Birileri işgüzarlık edip o masum kadronun oyuncuları ile teknik direktörünün alın terine zehir kattı mı ? Bilmiyoruz. Adaletin tecelli etmesini bekliyoruz.
Ama böyle bir süreçten geçerken, her şeyden önce akla, sükunete, sabıra ve barışa ihtiyaç var. Takımın sergilediği mücadele, taraftarın gösterdiği dayanışma herkese örnek olmalı!
En çok da Fenerbahçe yöneticilerine!
Hayır öyle yapmıyor Fenerbahçe...
Sonu gelmez tartışmalar, tutarsız, çelişkili tavırlarla sürekli çatışma, anlaşmazlık, uyuşmazlık sergiliyor Fenerbahçe yöneticileri.
Önü- arkası, samimiyet derecesi, fizibilitesi hesaplanmadan, düşünülmeden rest çekiyor Fenerbahçe :
“- Gerekirse ligden çekiliriz!”
Borsaya kote edilmiş, bir yanıyla SPK yasasına uymayı taahhüt etmiş, milyonlarca taraftarıyla birlikte yatırımcılarına da ortaklık kapısını açmış Fenerbahçe böyle bir şey yapabilir mi ? Bu kadar çılgın olmak kolay mı ? Bu çılgınlığa Fenerbahçe camiası seyirci kalabilir mi?
Hiç sanmıyoruz!
Bir yandan ligden çekilme resti, ama öte yandan Senegalli santrfor Sow’u transfer etme planları birbiriyle ne kadar uyuşuyor, örtüşüyor ?
Fenerbahçe nereye koşuyor?
Yalnızlığa mı, karanlığa mı, çılgın bir maceraya mı?
Bilinmiyor!
Talihsiz kar tanesi
Aslı Nemutlu, geçen yıl Şubat ayında yazmış bu öyküyü günlüğüne... İçindeki spor sevgisini, kayak aşkını, heyecanını sözcüklerle dökmüş...
Maalesef, o gün de kayakları atmış... Ayağından çıkmış... O yüzden kendine “talihsiz kar tanesi” adını koymuş.
Aslı’nın, Erzurum’daki ölümünden sonra pist kenarında olması gereken plastik koruyucuların nereye götürüldüğünü sordum geçen hafta...
Hanüz bir yanıt gelmedi. Soruşturma sürüyor.
Bu arada Aslı’nın babası da “Acaba kızımı kayağa göndermekle hata mı yaptım?” diye vicdan azabı çekiyor.
Onu rahatlatacak yanıt, dürüstçe yapılmış bir soruşturma ve (varsa) suçluların cezalandırılmasıdır. Bekliyoruz.
Karşıyaka, dünya ekranlarında
Spor araştırmacısı dostum Tolga Şenel, Karşıyaka’nın 100. yıl etkinliklerine hoş bir katkı sağlamış. Hiç üşenmeden IMG Media yöneticileriyle yazışıp FIFA Football Mondial ve Transworld Sport programcılarının İzmir’e gelmesini sağlamış. Yönetmen Iain Grundy ile kameraman Jean Pierre Basin Karşıyaka - Göztepe derbisini izleyecekler, röportajlarını dünya ekranlarına taşıyacaklar.
Programın Türkiye dahil, 80 ülkede yayınlanması bekleniyor.
Bravo Tolga... Nice yıllara Karşıyaka!