23 Mayıs 2012, Çarşamba


AVRUPA LİGLERİ

Nilay Yılmaz Yakan Topyakantop@gmail.com Tüm Yazıları 01 Nisan Perşembe 2010

Herkesin yapamadığı...

Birkaç ay önce acetobalsamico.blogspot.com’da “Guardiola ve Hayat Bilgisi” başlıklı bir yazı okumuştum. Çok hoşuma gittiği için arşivime de koymuştum yazıyı... Guardiola hayranı olarak da günlerce arkadaşlara bu yazıdakilerden bahsetmiştim...
Mesela şöyle bir bölüm geçiyordu yazıda: “2008 Kasım’ında teknik ekibi içinde kaleci antrenörü olarak görev yapan Juan Carlos Unzue’nin babası vefat etti. Barcelona’nın ertesi gün maçı olmasına rağmen Guardiola, kulüp idarecilerine tüm takım ve teknik kadronun Barselona dışındaki cenazeye katılacağını söyledi. Cenazede ‘Günlük yaşıyoruz. Bugün burada olmamız gerekiyordu. Yarın maça bakarız’ dedi.”
Ertesi günü maçı olan bir takımın temsilen değil, tam kadro cenazeye gitmesine şaşırmıştım... Bundan bahsettiğimde arkadaşlardan bir kaçı “ne var bunda, herkes yapabilir” diyerek, gayet normal karşılamıştı olayı...
Herkes yapamıyormuş işte...
Gördük...
Canaydın’ın cenazesinde bir tane Galatasaraylı faal futbolcu yoktu...
Üstelik ertesi günü maçları da yoktu...
Fenerbahçe derbisi diyemezsiniz, çünkü daha maça 4 gün vardı...
Antrenman diyemezsiniz, çünkü İDO özel sefer koymuştu. Rahat rahat yetişirlerdi. Olmadı, kendilerine özel bir sefer düzenlenebilirdi...
Bu gerekçe olamaz...
Üstelik yıllarca Fenerbahçe maçı oynanacak...
Üstelik yıllarca antrenman yapılacak...
Ama Özhan Başkan bir kere uğurlanacak...
Rijkaard’ın aklına gelmedi, zamanında sevgililer günü için izin almaya çalışan futbolcuların “biz cenazeye gitmek istiyoruz” demesi gerekirdi...
Adnan Polat’ın “ne antrenmanı, cenazeye gidiyoruz” demesi gerekirdi...
Tüm branşların “Sabah kalkıp lavaboya giderken bile Galatasaray’ı düşünüyorum” diyen Özhan Canaydın’ın cenazesinde olması gerekirdi...

Rezil ve vezir
Leo Franco, Selçuk’un golünü yediği için daha maçın bitmesine 20-25 dakika varken kendi taraftarı tarafından ıslıklandı...
Golü atan adam da kendi taraftarının en çok ıslıkladığı adamdı. Daha geçtiğimiz haftalarda ıslıklanmıştı... Galatasaray maçı dönüşü ise “I love you Selçuk” diye karşılandı Samandıra’da...
Beşiktaş taraftarı da yıllardır Rüştü’yü ıslıklıyordu... En son maçta alkışlarla tribüne çağırdılar...
“Biraz geç oldu ama oldu, Beşiktaş taraftarı beni Beşiktaşlı Rüştü olarak kabul etti. 3. senem bu sene Beşiktaş’ta. Şu an tamamen beni kabullenmiş gibiler. Bu beni çok mutlu etti” dedi Rüştü Reçber, maç sonrası yaptığı açıklamada...
Bir maç istenmeyen adam, öbür maç kahraman...
Bir maç rezil, öbür maç vezir...
Oysa taraftarının ıslıkladığı futbolcular, iş ahlakları ve sorumluluk anlayışları sebebiyle teknik direktörünün takdirine mazhar olmuş demek ki, ki bu kadar geniş kadrolar içerisinden kadroya girip, maçlarda sorumluluk alıyor.
Futbolcuları yaptıkları ilk hatada, üstelik maç devam ederken ıslıklayacaksınız, sonra da millete taraftarlık anlatacaksınız...
Geçelim bunları ve yine Guardiola ile bitirelim...
Barcelona savunmacısı Ukraynalı Chygrynskiy de yaptığı hatalardan dolayı taraftarı tarafından ıslıklanıyordu...
Guardiola şöyle dedi: “O ne kadar çok ıslıklanırsa, onu oynatma isteğim o kadar artacak”...

Canaydın ruhu
Türkiye sporunun centilmeni’ Özhan Canaydın, vefatıyla belki de yeni bir sayfanın açılmasına vesile oldu... Zira, Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti, son yıllarda saha içinden çok saha dışı olaylarıyla konuşulur, gerginlikten beslenir olmuştu... Geçtiğimiz hafta yaşananlar ise bu kısır döngünün kırılması yolunda atılan ilk adımlardı... Fenerbahçeli taraftarların Manisaspor ile oynanan kupa maçı öncesinde Özhan Canaydın’ı alkışlarla uğurlaması ile başlayan dostluk rüzgârları, Ali Sami Yen Stadı’nda, Galatasaray taraftarının sahaya Özhan Canaydın’ı anan bir pankartla çıkan Fenerbahçelileri alkışlamasıyla devam etti...
Hayata gözlerini yumduktan sonra bile fair-play anlayışına katkıda bulunmayı başaran Özhan Canaydın...
Mütevazılığın sembolü Özhan Canaydın...
Beşiktaş taraftarı, Eskişehir taraftarı, Bursa taraftarı, Antalya taraftarı... Türkiye’deki bütün statlarda kendini alkışlatmak... Ve bunun laf olsun diye değil, içtenlikle, kalpten yapılması...
Canaydın’ı statlarda alkışlatan herkese örnek olması gereken mütevazı kişiliğiydi... Görünen o ki; Özhan Canaydın ruhunun statlara hakim olması için sporumuza, futbolumuza nice Özhan Canaydın’lar lâzım...

Messi üzerine yorumsuz
* İnsanlar, Messi’yi Maradona ile kıyaslamakta haklılar. Artık Maradona ile kıyaslanabilir. (Stuttgart Teknik Direktörü Christian Gross)
* Maradona’yı tekrardan görmüş gibi oldum, ama çok daha hızlı ve yenilikçi bir şekilde. Messi’yi sahada durdurmak çok zor. (Zaragoza Teknik Direktörü Jose Aurelio Gay)
* Hiç şüphe yok ki artık onu Maradona’yla kıyaslayabilirsiniz. Hatta Messi daha iyi. O hâlâ çok genç ve önünde çok uzun bir kariyer var.  (Barcelona’lı futbolcu Dani Alves)
* Messi’yi tanımlayacak söz bulamıyorum. Ama Messi’yi Maradona ile kıyaslamak için henüz erken. Dünyanın en iyi futbolcuları, ancak futbolu bıraktıklarında birbirleriyle kıyaslanabilir. Benim kuşağımda, gördüğümüz en iyi futbolcu Maradona’ydı. Bunun değişeceğini sanmıyorum. (Barcelona Teknik Direktörü Guardiola)
* Messi-Maradona kıyaslaması saçma. Maradona olay yaratan, şaşırtıcı bir oyuncuydu, sahada inanılmaz işler yapardı. Messi de şu an bunu yapıyor. Onun oyunundan faydalanalım ve onu rahat bırakalım. (Johan Cruyff - Katalan El Periodico gazetesi)
* Birinin benden daha iyi olması gerekiyorsa, o kişi Arjantinli olmalı. Leo (Messi) benden iyiyse, tamam. Diego Maradona dünyanın en mutlu insanı olur. (Arjantin Milli Takımı Teknik Direktörü Maradona)
* Milyonlarca yıl geçse de Maradona’nın yanına yaklaşamam. Ona biraz benzemek isterdim, çünkü o gelmiş geçmiş en büyük futbolcu. (Messi)

Reklamlar & Kişisel Ürünler
 
©Copyright 2010