24 Kasım 2014, Pazartesi


Uğur Meleke GLOKALugur.meleke@milliyet.com.tr Tüm Yazıları 17 Haziran Çarşamba 2009

RIDVAN ŞİMŞEK

İsmi gibi bir çocuk

Rıdvan’ın çok bilindik bir hikâyesi var aslında... 1991’de İzmir’de doğmuş; futbol aşığı babası, ona dönemin efsane forveti “Rıdvan Dilmen”in ismini vermiş. Çocukluğu yokluklar içinde geçmiş, 12 yaşına kadar imkânsızlıklar sebebiyle futbol okuluna gitme şansı bulamamış. Nihayet 2003’te Karşıyaka Futbol Okulu’nun kapısından dizleri titreyerek içeri girdiğinde o “bilindik hikâye”, “sıra dışı bir hikaye”ye dönüşmeye başlamış...
Yalnızca 2 ay yaşıtları ile okulda oynadıktan sonra yıldız takımına terfi ettirilmiş. 1 sezonu orada geçirip, “B Genç” seviyesini atlayıp “A Genç” kadrosuna katılmış. 2008-09 sezonu başındaysa Reha Kapsal onu A takıma çıkartmış. Sadece 17 yaşında Bank Asya 1. Lig’in şampiyonluk yarışçısı Karşıyaka’da da kendini kabul ettirmesi uzun sürmemiş. Eylül ayında Kasımpaşa maçında formayı bir kapmış, sezon sonuna kadar da bir daha çıkarmamış... 
Karşıyaka A takımında ilk kez forma giydiği günden yalnızca 2 ay sonra U19 milli takımına seçildi Rıdvan... Son 7 ayda U18 ve U19 takımlarıyla tam 10 ulusal maça çıktı. U19 milli takımının kritik Avrupa Şampiyonası eleme maçlarında Galatasaraylı Serkan Kurtuluş’la beraber sağ tarafı koridor yaptılar, 6 maçın 6’sını da galip kapattılar.
Rıdvan, sağ bekte görev almasına rağmen hücuma hızlı çıkışları ile de dikkat çeken bir genç. İsmini aldığı ağabeyi gibi çabuk hareket ediyor, hızlı düşünüyor. Yine onun gibi saha içinde de saha dışında da sakin, centilmen ve yaşından olgun duruyor. Sezon ortası ile sezon sonu arasında kat ettiği mesafeye bakılırsa, gelişmeye de açık bir yapısı var. Birkaç sezon daha Karşıyaka’da kalır mı, yoksa Süper Lig’in yolunu tutar mı bilmem ama seçeceği takım ilk 11’de oynayabileceği bir ekip olursa, Türk futbolunun kronik bek problemine ilaç olma potansiyeline sahip gözüküyor.

©Copyright 2009