Beşiktaş kongresi Yıldırım Demirören’in galibiyetiyle bitti. Günün moda deyimiyle tribünler ‘yeter’ derken, kongre üyeleri ‘yetmez’ dedi.
Kongreye kadar yapılan çeşitli anketlerde Murat Aksu açık ara öndeyken ve tribünler ‘yeter’ diye bağırırken Yıldırım Demirören nasıl tekrar başkan seçildi?
Demirören’in tekrar başkan seçilmesi, ancak Stockholm Sendromu* ile açıklanabilir gibi geliyor bana...
“Yetmez” diyenler, “yeter” diyenlerden daha çok olduğuna göre; ya birileri statta “yeter” deyip, kongre salonunda “yetmez” diyor... Ya da kongre üyeleri, statta maç seyretmiyor...
3 yıl daha Demirören’in başkanlığında geçecek Beşiktaşlılık...
Ancak görünen o ki başkanlık Demirören için eskisi gibi geçmeyecek...
Mali kongresi oy birliğiyle değil, oy çokluğuyla ibra edilmiş bir kulüp Beşiktaş...
Geçtiğimiz seçimlerde 16 kişi ibra etmemişti, şimdi bu sayı yaklaşık 500... 156 üye de dilekçe vererek, yönetimi ibra etmediklerini belgeledi.
Bin 610 kişinin katıldığı mali kongrede, 500 kişinin ibra etmemesi demek yüzde 30 demek. Geçmiş yönetimin mali harcamalarıyla ilgili olarak 100 kişiden 30’u “ben bu bilançoya inanmıyorum, bu paraları ne yaptınız” demişse eğer, ortada ciddi bir güven problemi var demektir.
12 bin 800 üyeden 7 bin 600’ünün oy kullandığı kongrede Yıldırım Demirören’e 4 bin 506, Murat Aksu’ya 2 bin 837 oy çıktı.
Evet kongre üyeleri Yıldırım Demirören’e bir şans daha verdi...
Ancak!
Demirören bunu 20-0’lık zafer olarak yorumlamak yerine, ciddi bir uyarı diye yorumlamalı ve vaatlerini yerine getirmeli...
* Rehin alınan, eziyet edilen, baskı altında tutulan kişinin bir süre sonra bunu yapan kişiye karşı duyduğu sempati, bağlılık durumu. Sebebi şöyle açıklanabilir: Baskı altında kalan kişi bir süre sonra üstündeki baskıya sebep olan kişiye öyle bir alışır ki onsuz kendini eksik hisseder, ona bağımlı hale gelir. Onun yaptıklarını kendi kafasında meşrulaştırmaya ve onu dünyaya açılan tek kapısı olarak görmeye başlar.
Burak Yılmaz...
2008-2009 sezonu başlamadan önce Haziran ayında Trabzonspor, Selçuk İnan ve Burak Yılmaz’la anlaştığını duyurmuş, hatta Selçuk İnan’la sözleşme imzalamıştı. Burak’ın sözleşme imzalaması da yanılmıyorsam “menajerim olmadan asla” diye tutturması, söz konusu menajerin de yurt dışında olması sebebiyle ertelenmişti. Sonra bir türlü ücret konusunda anlaşılamamış, Trabzonspor 6 milyon 250 bin Euro bonservis bedeliyle Kayserispor’dan Gökhan Ünal’ı transfer etmiş, Burak da Fenerbahçe’ye imza atmıştı.
Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, Gökhan’ın imza töreninde sitemkar bir tavırla “Gökhan, 2 tane Burak eder’’ demişti o zamanlar...
1.5 yıl geçti aradan...
İstediği verimi alamayan Trabzonspor, Gökhan’ı 3.5 milyon Euro ve Burak karşılığında Fenerbahçe’ye verdi...
Sadri Şener sonunda Gökhan’ı gönderip, “yarım Gökhan eden” Burak’ı kadroya kattı...
Beşiktaş’a da büyük umutlarla transfer edilen Burak, hızlı başladığı Beşiktaş kariyerinde bekleneni veremedi (1.5 sezon, 7 gol) ve Holosko’nun transferi sırasında Manisaspor’a gitti (Yarım sezon, 9 gol). Manisa’daki çıkışıyla Fenerbahçe’ye transfer olan futbolcu burada da hayal kırıklığı yarattı (1 sezon, 0 gol) ve sezon başında Eskişehir’e kiralandı (Yarım sezon, 2 gol).
Şenol Güneş çok istemiş... Öyle diyor haberler...
Umut Bulut, Alanzinho, Gutierrez ve gelecek sezon alınması düşünülen Fatih Tekke’nin olduğu takımda kaç maç forma giyecek Burak Yılmaz?
Ben size olacağı söyleyeyim...
1 yıl sonra bir Anadolu takımına kiralanır, eğer orada yine bir çıkış yaparsa ve şansı varsa Galatasaray’a gider (Çünkü bir o kaldı 4 ‘büyük’lerden)... Buna da en çok 4 büyüklerde oynayan tek futbolcu unvanını elinde bulunduran Sergen üzülür...
Sonra Evliya Çelebi...
Umarım yanılırım...
İyi fikir!
35 milyon Euro bonservis bedeli ödenmiş. Bu da 73 milyon lira yapıyor. Yüzde 10 iskonto yaptık mı, tam da başkanın borcuna denk geliyor. Önerim şu, başkan futboldan anlıyor ya, kursun bir menajerlik şirketi, futbolcuları ona verelim. (İbrahim Altınsay)
O da güzel!
Takım arkadaşlarımın çoğu Playstation meraklısı. Ben daha çok okey oynamayı seviyorum.
(Fenerbahçeli futbolcu Mehmet Topuz)
Al al!
Galatasaray konusunda profesyonel değilim. Bunu her zaman söyledim. Tamam, para da kazanıyorum. Ne yapayım, para veriyorlar, almayayım mı? (Galatasaray kaptanı Arda Turan)
Geçer geçer daha öncekiler gibi...
Sonuç içimi acıttı. (Kasımpaşa Teknik Direktörü Yılmaz Vural)
Taraftar da!
Kupadan nasıl elendiğimizi gerçekten bilmiyorum. Sadece ben değil, takım arkadaşlarım ve hocamız bu olaya kafa yoruyoruz, ama böyle bir şeyin nasıl olduğunu, başımıza bunların nasıl geldiğini anlamlandıramıyoruz. Hatta maçlardan sonra günlerce uyuyamadık. (Beşiktaşlı futbolcu Tomas Sivok Tam Saha)
Doğru diyosun!
Ben de 22 yaşında olsam, dışardan Arda’yı izleyen bir taraftar olsam, ben de kıskanırdım. Güzel arabalara biniyorum, hayatın tadını çıkarmayı biliyorum. Güzel bir kız arkadaşım var. İnsanlar bir şeyler dedikçe cevap da verebiliyorum. İşimi iyi yapıyorum. Bu adamı ben kıskanırdım. (Galatasaray kaptanı Arda Turan)